Aile

Psikoterapiden Beklenenler

Psikoterapiden Beklenenler

Biliyorum; anne ve babalar edindikleri kitaplardan, çocuklarıyla ilişkilerinde karşılaştıkları zorluklarda neler yapmaları gerektiğiyle ilgili bilgileri okumaya alışkındırlar. Aşağıda anlatacaklarım; onlardan biraz daha farklı olmakla birlikte, oldukça işlevsel bilgilerdir ve “ne yapmamak” üzerinedir.

Birçok anne ve baba, çocuklarının davranışları karşısında ne yapacakları konusunda tamamen bilgisiz değildir. Doğru ya da yanlış; aslında birçok ebeveynin zihninde, bir uzmana danışmaya karar verdiğinde bile belli bir davranış şablonu vardır.

Yardım almadan önce, bu şablonlara göre çocuklarına yönelik birtakım tutumlar içine girmişlerdir. İyi-kötü, bazı sonuçlar da almışlardır. Ama uzun vadede, elde ettikleri bu sonuçlardan memnun kalmamışlardır. İşte anne ve babalar, bu tutumları sürdürürlerken çocuk psikologlarına başvururlar. Seans odasına kendi bilgileri, uygulanagelmiş ve yerleşmiş davranış kalıpları ve birtakım beklentilerle gelirler. Çocuk psikologlarının onları seans odasına kabul ettikten itibaren onlara nasıl yardımcı olacaklarıyla ilgili ebeveynlerin kendilerince ön-beklentileri vardır aslında. Bu ön-beklentilerin en gerçek dışı olanı; psikoloğun sihirli değneğinin dokunmasıyla, çocuklarının “normale” dönüvereceğidir. Halbuki, terapisürecine anne ve baba tam olarak dahil olmadan, kendi tutumlarını değiştirmeden gelişme kaydedilememektedir. İkinci ön-beklenti ise; değişimi başlatmak için atılan adımların birdenbire sorunları yok edivereceğini düşünmektir. Halbuki, değişim süreci sancılı bir süreçtir ve ebeveynlerin bu süreçte sabırlı ve dirayetli olmaları gerekmektedir. Üçüncü ön-beklenti, psikoloğun seansta, yargı organı gibi iş gördüğünü düşünmektir. Çocuklarını bu yargıca “şikayet ederek” çocuğun bir tür “ders” almasını amaçlarlar. Halbuki, görüşmeler bu şekilde yürümemektedir.

Çocuk psikologları, anne-babanın sıklıkla başvurdukları tehdit edici/öğüt veren rolünde değildir. Birçok ebeveyn, seanslarda psikoloğa, “Bir de siz söyleyin yanlış olduğunu, çocuğum bir daha yapmasın” diyebilmektedir. Seanslarda psikologlar öğütlerde bulunmazlar ve kimseyi yargılamazlar. Bunu anlatmak o saniyede ebeveynde hayal kırıklığı yaşatır. Çünkü ebeveynin o zamana kadar çocuğuyla iletişim kurarken bilip bildiği tek yol budur. Bir çocuğun “söz dinlemesi” için herkesin aynen o bildiği biçimde davranmasının işe yaradığına inanır. Oysaki, orada bulunmasının nedeni, zaten artık başka türlü davranılması gerektiği içindir. Ebeveyn harekete geçip de seansa geldiği halde, bunun farkında olmaması ilginçtir.

Başak Ünver
Çocuk Psikoloğu

 

 

http://www.cocukpsikologum.com

Daha Fazla Aile

  • Bedensel Hastalığı Olan Çocuklar

    Bütün çocuklar hayatlarının bir dönemlerinde gerek kendileri gerekse aileleri için sıkıntı doğuracak bir hastalıkla karşılaşma riskine sahiptirler....

  • Ergen Ailesi Olmak

    Ergenlik dönemi hem anne babalar hem de çocuklar için zorlayıcı bir dönem olabilir. Çocuklukla erişkinlik arası bu...

  • Çocuk ve Stres

    Ebeveynler olarak çocuk ve stres kavramlarını yan yana getirmeyi pek anlamlı bulmaz ve kabullenemeyiz. Hatta ne yazık...

  • Yaratıcılık Özellikleri

    Yaratıcı özelliğe sahip kişiler zihinsel hareketliliğe ve esnekliğe sahiptirler. Bu kişiler sorunlara yeni veya uygun yaklaşımlar bulabilirler...

  • Öğrenme Özellikleri

    Üstün veya özel yetenekli çocuk, çok çeşitli konularda derin ve yoğun bilgilere sahiptir. Öğrenmede hız ve derinlikleri...

  • Epilepsi – Psikiyatri İlişkisi

    – Epilepsi hastalığı nedir, hangi disiplinlerin ortak alanına girer? Epilepsiyi tanımlamadan önce nöbeti (seizure) tanımlamak gerekiyor. Nöbet...

deneme aşamasında

Copyright © 2016 cocukveegitimi.com