Aile

Düşünce Becerisi

Düşünce Becerisi

Düşünmek, genetik ve çevre faktörlerine göre şekillenen ve öğretilebilen, geliştirilebilen bir durumdur. İnsan beyin hücreleri birbirleriyle sürekli iletişim ve etkileşim içinde bulunarak hormonlar yardımıyla vücudun diğer bölgelerine sinyaller göndererek yönlendirir. Böylelikle birey yeni uyarıcılarla karşılaştıkça düşünme gücü de artar. Dolayısıyla bu arada vücut içinde oluşan bu sirkülasyon sonucunda insanın diğer etkinlikleriyle birlikte yaratıcı öğrenme sürecine de ortam sağlanmış olur.

İnsan beyin yapısının çoğu kez bilgisayar belleği ile ilişkilendirildiği düşünülür. Ancak çok yönlü özelliklere sahip olan insan beyninin yaratıcı yeteneklerinin hiçbirisi bilgisayar belleği ile ölçülemez.

Günümüzde yetişen nesillerin önemli bir problemi de düşünme becerilerinin gelişememesidir. Ülkemizde yaşanan ekonomik gelişmelerin ve teknolojik aletlerin insanların düşünce becerilerine olumsuz yansımalarını görmekteyiz. Televizyon, internet ve sinemanın gün geçtikçe insanların daha çok ilgi odağı olması, ona daha çabuk ulaşması ile ilgili olmuştur. Cep telefonu sayesinde sadece akşamları ya da işyerinde kullanılan internet ve televizyonun artık her an her yerde insanları meşgul ettiği görülmektedir. Bu durum insanı düşünmekten ziyade hazır olanları izleyici pozisyonuna düşürmüştür. İnsanların birbirleri ile iletişimlerinin giderek azalmasından dolayı; bir konu hakkında düşünme, tartışma, araştırma ve okumanın tercih edilmediği görülmektedir. İnsanlar arasındaki iletişimin daha çok sanal ortamda, güncel konular hakkında, internet sayfalarında yayınlanan haberleri paylaşma şeklinde olmaktadır. Teknolojinin az olduğu ortamlarda ise insanların işlerini, eğlenme ve temel ihtiyaçlarını bireysel çözümlerle giderdiğini görmekteyiz.

Okul öncesi çocukların gelişimine baktığımızda; geçmişte maddi zorluklar çekmiş yada büyüklerinden fazla ilgi görmemiş anne ve babalar  “Biz sıkıntı çektik o çekmesin” diyerek, çocuğunun her istediğini yapmaktadırlar. Bu süreç okul döneminde “Biz okuyamadık onlar yeter ki okusun her istediğini alırız” şeklinde devam etmektedir. Bu şekilde yetişen bireyler, tek başına kaldığında hiçbir şeyi kendi başına düşünemez ve yapamaz hale gelmiştir. Bu sorun çözülmeden bireyin eğitim-öğretim sürecinin oldukça zor geçeceği ve bu zor sürecin sonunda edinilen mesleki hayatta da çok başarılı olunmayacağı anlaşılmaktadır. Düşünmekten yoksun bir insanın, mesleğinde de üretken olması beklenemez.

 

Murat Çelik

Öğretim görevlisi

Aile

Daha Fazla Aile

  • Bedensel Hastalığı Olan Çocuklar

    Bütün çocuklar hayatlarının bir dönemlerinde gerek kendileri gerekse aileleri için sıkıntı doğuracak bir hastalıkla karşılaşma riskine sahiptirler....

  • Ergen Ailesi Olmak

    Ergenlik dönemi hem anne babalar hem de çocuklar için zorlayıcı bir dönem olabilir. Çocuklukla erişkinlik arası bu...

  • Çocuk ve Stres

    Ebeveynler olarak çocuk ve stres kavramlarını yan yana getirmeyi pek anlamlı bulmaz ve kabullenemeyiz. Hatta ne yazık...

  • Yaratıcılık Özellikleri

    Yaratıcı özelliğe sahip kişiler zihinsel hareketliliğe ve esnekliğe sahiptirler. Bu kişiler sorunlara yeni veya uygun yaklaşımlar bulabilirler...

  • Öğrenme Özellikleri

    Üstün veya özel yetenekli çocuk, çok çeşitli konularda derin ve yoğun bilgilere sahiptir. Öğrenmede hız ve derinlikleri...

  • Epilepsi – Psikiyatri İlişkisi

    – Epilepsi hastalığı nedir, hangi disiplinlerin ortak alanına girer? Epilepsiyi tanımlamadan önce nöbeti (seizure) tanımlamak gerekiyor. Nöbet...

deneme aşamasında

Copyright © 2016 cocukveegitimi.com