Aile

Boşanma ve Boşanmış Aile Çocukları

Boşanma ve Boşanmış Aile Çocukları

Her çocuk için doğal olan hayatını anne ve babası ile birlikte geçirmesidir. Anne, baba ve çocuklardan oluşan aile yapısı çocuğun ruhsal gelişimi ve sosyal uyumu açısından vazgeçilmezdir. Ancak bir o kadar vazgeçilmeyecek bir durum da ailenin çocuğa sevgi, mutluluk, neşe ve güven verebilmesidir. Ailenin huzurlu olmasının birinci şartı anne ve baba arasındaki uyum ve anlaşmadır. Eşler arasında anlaşmazlık ve geçimsizlik tüm ailenin, dolayısıyla çocuğun mutsuz olmasına neden olur.

Boşanma nedeniyle çocukta gelişebilecek sorunlardan kaçma bahanesiyle her ne pahasına olursa olsun evliliği sürdürmeye çalışan eşler vardır. Şurası unutulmamalıdır ki çocuk için sadece anne babayla birlikte yaşamak değil ailenin huzuru da önemlidir. Her gün kavga gürültünün olduğu, çocuğun gözü önünde annenin veya babanın dövüldüğü, hakarete maruz kaldığı bir aile ortamının çocuğa zarar vermediğini düşünemeyiz. Aslında boşanma tamamen bireyin kendi başına vermesi gereken bir karardır. Evliliğini sürdüremeyeceğini düşünen eş yada eşler boşanma kararını alırken bu kararın öncelikle kendi hayatları ile ilgili bir karar olduğunu düşünmek zorundadırlar.

Eşlerin ayrılması aynı zamanda ailenin parçalanması anlamına gelir. Amerika’da yapılan araştırmalar her dört çocuktan birinin öz anne yada babasından ayrı bir hayat sürme zorunluluğunda kaldığını göstermiştir. Ülkemizde boşanma oranının Batı ülkelerinde olduğu kadar yüksek olmasa da gün geçtikçe bu oranın arttığı istatistiksel verilerden anlaşılmaktadır. Çocuklar için oldukça zedeleyici olan anne babanın boşanma olayı süreç içinde yapılan yanlışlıklar ile daha da zedeleyici bir hal alabilir.

Boşanmadan önce ve boşandıktan sonra bazı eşler, aralarındaki gerginlik ve anlaşmazlıkları çocuk üzerinde yaşar, kızgınlık ve öfkelerini çocukları kendi taraflarına çekerek atmak isterler. Kendilerinin iyi anne yada baba olduğu mesajını verebilmek için abartılı davranışlara başvururlar. Çocuğu diğer eşe karşı adeta bir silah olarak kullanır, bunun için karşı tarafı devamlı suçlama ve kötü gösterme çabasına girerler. Anne, babanın ne kadar kötü bir adam olduğu evle hiç ilgilenmediğinden bahseder, baba da annenin kendilerini terk ettiğinden aslında suçlunun anne olduğundan söz eder. Bütün bu olaylar çocuğun zihnini karıştırır.

Eşlerin boşanması çocuk için bir sürpriz olabileceği gibi geçimsizliğin uzun süredir yaşandığı ailelerde zaman zaman olan geçici ayrılıklar nedeniyle beklenen bir olayda olabilir. Aralarında ağır geçimsizlik olan eşler fiilen ayrılmasalar da duygusal olarak ayrılıkları evde çocuklar tarafından hissedilir. Bu eşlerin boşanması çocuk için şaşırtıcı olmaz. Olaylar nasıl gelişirse gelişsin eşlerin boşanması çocuğun hayatında bir dönüm noktasıdır. Artık çocuğun yeni bir hayata, başka kişi yada kişilere alışma zorunluluğu vardır.

Çocuk anne babasının ayrılacağını duyduğunda ilk önce ben ne olacağım sorusunu sorar. Çok doğal olarak çocuk bu kaos içinde kendi durumunun ne olacağı konusunda yoğun merak eve endişe yaşar. Bu merakı giderebilmek için anne babayı soru yağmuruna tutar. Bundan sonra ne olacaktır, kiminle birlikte kalacaktır? Evinden ve arkadaşlarından ayrılacak mıdır? Bir daha anne yada babasını görebilecektir?

Çocuğun boşanmayı algılayışı ve bu olaya vereceği duygusal tepkiler gelişim düzeyine göre değişir. Okul öncesi dönemde (0-5 yaş) çocuk için boşanma sadece bedensel bir ayrılış olup geçicidir. Bu yaştaki bir çocuk eşlerin birbirlerine karşı olan olumsuz hislerini anlayamaz. Boşanma onda korku ve şaşkınlık yaratır. Ne olup bittiğini anlamakta zorlanır. Özellikle boşanma sonrası çökkünlük belirtileri gösteren annelerin çocuklarında anneye aşırı bağımlılık anneden ayrılamama ve kazandığı tuvalet alışkanlığını kaybetme gibi yaşından küçük davranışlar görülebilir. Çocukların bir kısmı kızgınlıklarını dışarıya saldırganlık olarak aksettirirken bir kısmı ise anneyi kaybetme endişesiyle tamamen içe kapanır ve her ortama uyum gösterme çabasına girer.

İlkokul döneminde çocuk için boşanma artık sonuçları bilinen bir olaydır. Çocuk anne babası arasındaki duygusal bağın koptuğunun farkındadır. Anne babaya karşı aynı anda farklı hisler besleyebilir. Bazen annesini bazen de babasını hatalı bulur. Ayrılığın sebebi olarak bu yaştaki çocuk kendini suçlayabilir. Yaş ilerledikçe anne ve babası açısından olayı farklı farklı değerlendirmeye başlar. Kendini suçlaması azalır. Anne babadan birine kendini yakın hisseder. Ergenli döneminde boşanma asıl anlamıyla kavranabilir. Ergen özellikle geleceği ile ilgili endişeler taşır. Anne ve babaya karşı zaman zaman farklı duygular içine girer. Olayı iki taraf açısından da değerlendirmeye çalışır. Boşanma sonrası ailedeki rol ve sorumluluk dağılımı ile ilgilenir.

Bazı anne babalar ayrılma yada boşanma niyetlerinden çocuğa bahsetmenin gereksiz olduğunu, kararı kendileri aldıklarından bu konunun çocukların işi olmadığını düşünürler. Boşanma kararı anne ve baba tarafından alınır. Ancak çocukların eşlerin böyle bir tercihleri olduğunu bilmeleri gerekir. Yoksa çocuğun sabah kalktığında annesini evde bulamaması ya da okuldan eve geldiğinde babasının artık o eve gelmeyeceğini öğrenmesinin yıkıcı etkisini tahmin edebilirsiniz. Zaman zaman aileler ayrılığı gizleyebilmek için farklı bahaneler ortaya atarlar. Babanın uzaklara çalışmaya gittiği yada annenin hastalığı nedeniyle hastaneme yatmak zorunda olduğu gibi açıklamalar çocuğun zihnini karıştırır ancak gerçeği öğrenmesini engellemez. Bu tür açıklamalar çocuk ile ebeveyn arasındaki güveni sarsar ve ilişkiyi zedeler.

Anne babasının ayrılık kararını öğrenen çocuk aşağıdaki sorulara cevap arar:

Şu anda ailenin yaşadığı evi kim terk edecek?

Çocuğa yaşayacağı evle ilgili bilgi verilmeli, evi kimin terk edeceği açık bir dille anlatılmalıdır. Çocuk bundan sonra kiminle yaşayacağını bilmek isteyecektir. Çocuğa kiminle yaşayacağı söylenmelidir.

Anne ve babam niçin ayrılıyorlar?

Çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine uygun bir şekilde ayrılığın nedenleri anlatılmalıdır. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, söylenecekler kadar söylenmeyecekler de önemlidir. Çocuğa gereğinden fazla bilgi vermek ve sindiremeyeceği kadar detayları anlatmaya kalkışmak onun zihnini bulandırır ve sıkıntısını artırır. Konuşmaya başlarken keskin ifadelerden kaçınılmalı daha yuvarlak ve genel ifadeler kullanılmalıdır. Ayrılmanın nedenini açıklarken örneğin, baban başka biriyle yaşıyor diye söze başlamak çocuğun bu olaya saplanmasına ve başka açıklamalarımıza kulak vermemesine neden olur. Babanın başka biriyle yaşadığı ancak daha sonraki konuşmalarda açıklanmalıdır.

Ayrılmanın nedeni anlatılırken diğer ebeveyni suçlayıcı sözlerden kaçınılmalıdır. Çocuğun taraf tutmasını sağlamaya yönelik çabalar sevdiği ve özdeşim kurduğu kişiye karşı düşmanca davranışlar içine girmesine neden olabilir. Aslında çocuk hem annesini hem de babasını sever e özdeşim kurar. Sevdiği kişiler hakkında açılan karalama kampanyası her şeyden önce çocuğun kendi duygu ve düşüncelerine olan güveni zedeler. Bütün bunlardan çocuktan gerçeklerin saklanması gerektiği anlamı çıkmaz. Çocuğa gerçekler mutlaka söylenmelidir. Ancak bunun zamanı konusunda aceleci davranılması hatalıdır. Zaten siz söylemeseniz de çocuk mutlaka süreç içinde gerçekleri öğrenecektir. Önemli olan abartılı ve tamamen hissi olan yaklaşımlardan kaçmaktır. Eğer boşanma eşlerden birinin fiziksel ve cinsel istismarı nedeniyle gerçekleşiyorsa bu durum çocuğa gelişim düzeyine uygun bir biçimde hemen açıklanmalıdır. Burada şahıstan çok eylem üzerinde durmak tercih edilmelidir.

Ben niçin annemle yada babamla yaşayacağım?

Çocuğa niçin sizinle yaşadığını yada yaşamadığını anlatmak zorundasınız. Bunu anlatırken ben seni daha çok seviyorum sana daha iyi bakarım gibi açıklamalardan kaçınılmalıdır. Ancak burada da alkolizm, fiziksel ve cinsel istismar gibi durumlar hariç tutulmalı, böyle durumlarda çocuğun sizinle güven içinde yaşayacağı ve kendisine her hangi bir zararın gelmeyeceği açıklanmalıdır.

Evi terk eden annem yada babam nerede yaşayacak?

Çocuğun merak ettiği konuların biri de evden ayrılan ebeveynin nerede yaşayacağıdır. Çocuk evden ayrılan anne yada babasının evsiz ve açıkta kalacağı konusunda endişe duyar. Açık bir dille anne babanın nerede ve kiminle yaşayacağı çocuğa anlatılmalıdır. Evden ayrılan birey hakkında çocuğun duyduğu endişeler giderilmelidir.

Bir daha annemi yada babamı görebilecek miyim?

Özellikle okul öncesi dönem çocukları sıklıkla bir daha anne yada babasını görüp görmeyeceği sorusunu sorar. Çocuğun anne yada babasını ne sıklıkla göreceği eşlerin karşılıklı anlaşması yada mahkeme kararı ile belirlenmektedir. Ancak ideal olan çocuğun istediği zaman anne yada babasını görebileceği ortamı sağlamaktır. Bu mümkünse çocuğa istediği zaman anne yada babasını görebileceği söylenmelidir. Çocuğa bu konuda yalan ve yanlış bilgiler verilmemelidir. Ayrılık sonrası en kısa zamanda çocuğun evden ayrılan anne yada babasını hangi zaman göreceğini önceden mutlaka bilmelidir. Örneğin, çocuğun “her Cuma akşamı babam beni alır” düşüncesi olmalı, ne zaman birlikte olunacağı takvime bağlanmalıdır. “Fırsatım olursa görüşürüz” diyen, çocuğu yoğun belirsizlik içine sokan yaklaşılmadan kaçınılmalıdır.

Bana ne olacak?

Ayrılma sonrası çocuklar kendi gelecekleri konusunda endişeler yaşarlar. Hayatlarının bundan sonraki bölümünde neler olacaktır. Aynı okuluna devam edebilecek midir? Eski arkadaşları ile görüşebilecek midir? Aile büyükleri (dede, nine, teyze, hala, amca, dayı gibi) ile görüşmesi devam edecek midir? Çocuğun bu sorularına cevap verilmelidir. Özellikle eskiden yaşadığı evden ayrılması gerektiği durumlarda çocuk için ebeveyn ile olan ayrılma zorluğuna arkadaşları, öğretmenleri ve evinden ayrılığın getirdiği zorluklar eklenecektir. Evinden ayrılan çocuğun oyuncaklarını ve sevdiği ve bağlandığı bazı eşyalarını yanına almasına izin verilmelidir.

Annem ya da babam geri dönecek mi?

Her ayrılık boşanma ile sonuçlanmayabilir. Boşanma ile sonuçlanmayan ayrılıklarda geleceği tahmin etmek kolay olmaz. Çocuğun evliliğin geleceği hakkındaki sorularına cevap verirken olasılıkları akılda tutmalısınız. Ayrılığın ne kadar süreceği ve sonunda boşanmanın olup olmayacağı hakkında kesin fikrimiz yok ise çocuğa net mesajlar verici yaklaşımlardan uzak durmalısınız.

Boşanma ve ayrılığın ardından anne yada baba bu zor döneminde çocuğun nelere ihtiyacı olduğunu ve ona nasıl yardımcı olacakları konusunda bilgi edinmek ister. Anne yada babanın bu süreçte dikkat etmesi gereken hususlar şöyle sıralanabilir.

Çocuğunuza mümkün olduğu kadar fazla zaman ayırmalısınız. Onunla birlikte olabildiğiniz zamanlarda oyunlarına katılınız ve birlikte oyun oynayınız.

Çocuğunuzun duygularını rahat ifade etmesini sağlayacak ortamlar sağlayınız. Örneğin, “Babanın evden ayrılması bizi oldukça sarstı, seninde farklı duygular içinde olduğunu biliyorum” diyerek söze başlayabilirsiniz. Çocuğunuza onu dinlemeye ve anlamaya hazır olduğunuz fikrini vermelisiniz. Bunu yaparken ısrarcı olmayınız. Çocuk duygularını bir çırpıda ifade edemeyebilir. Onun ağzını arar ve ondan laf koparmak istercesine yaklaşmayınız.

Çocuğunuzun duygularını anlamaya çalışınız. Yargılayıcı ve suçlayıcı olmayınız.

Çocuğunuzun yanında eski eşinizi eleştiren, aşağılayan suçlayan sözlerden kaçınınız.

Bu süreçte çocukta yaşına göre beklenenin altında davranışlar görülebilir. Çocuk adeta geriye dönmüş ve bebeksi bir hal almış olabilir. Bu nedenle çocuğu cezalandırmayınız.

Boşanma sonrası çocuğun gösterebileceği tepkiler

Ailenin parçalanmasına erişkinler gibi çocuklarda çeşitli duygusal tepkiler gösterirler. Anne babanın çocuğun bu duygularını su yüzüne çıkarmasına izin vermesi gerekir. Çocuğa duygularını ifade etme şansı tanınmaz ise daha sonraki dönemlerde çocukta depresyon, ayrılma bunaltısı, bunaltı, kişilik sorunları ve dikkat eksikliği belirtileri karşımıza çıkabilir. Dahası bu çocuklar erişkinlerden fazlaca ilgi isteyecek, yetişkin hale geldiklerinde tek başına bir şeyler başarabilme gücünü kazanamayacak ve yalnız kaldıklarında kendilerini kötü hissedeceklerdir. Böyle çocukların diğer insanların duygularını anlayabilme yetisine sahip olmaları mümkün değildir. Kriz dönemi sayılan bu dönemde ebeveynin kendi duygusal yoğunluğu içinde çocuğun duygusal boşalımını sağlayacak yollar bulması ve bu konuda çocuğa yardımcı olması gerekir.

Korku

Çocukların çoğu anne babasının ayrılığından dolayı korku ve endişe yaşar. Korkunun temelinde yalnız kalma ve terk edilme düşünceleri vardır. Daha öncesinde terk edilme tehdidi ile korkutulan çocuklar bu duyguyu daha fazla yaşarlar. Çocuk anne yada babanın evden her ayrılışını bir daha geri dönmeyecekmiş gibi algılayabilir. Özellikle küçük çocuklar evde yiyecek, içeceksiz bırakılacakmış korkusu yaşayabilirler. Anne yada babanın evden ayrılışına izin vermezler. Eskiden sıkıca bağlı oldukları nesnelere (battaniye, oyuncak bebek gibi) tekrar sıkıca bağlanırlar ve onları bir an olsun yanlarından ayırmak istemezler.

Toplumumuzda çocuklara sıklıkla üvey anne korkusu aşılanır. Anne çocuğunu hata işlediğinde “ben evden gideceğim, sana üvey anne getirecekler ve o da seni devamlı dövecek, sana ekmek vermeyecek” gibi sözlerle korkutulur. Çocuklarda boşanma sonrası üvey anne ya da baba gelecek ve kendisine zarar verecek endişesi yaşayabilir. Çocuğun korkusunun nedenini tahmin etmeniz güç olabilir. Bu nedenle onun korkusunun nedenini anlamaya çalışınız. Korkusu nedeniyle onu suçlamayanız, alay etmeyiniz.

Kötü hissetme 

Çocukların ayrılığa ve boşanmaya verdikleri en yaygın ve derin duygusal tepki kötü hissetmedir. Bunun yoğunluğunu kelimelerle ifade etmek dahi güç olabilir. En hafifi ile artık anne yada babasından biri ile yaşayamayacaktır. Sevdiği birinden ayrılmak zorundadır, onunla aynı evi paylaşmayacaktır. Çocukta anne yada babanın yerini doldurmak mümkün değildir.

Çocuğun kendisini kötü hissettiğini şu belirtilerle anlayabiliriz.

  • Sık sık nedenli nedensiz ağlama.
  • Yalnız olmayı, yalnız kalmayı isteme, odaya kapanma.
  • Durgun neşesiz ve üzüntülü yüz ifadesi.
  • Daha az konuşma.
  • Arkadaşlarıyla birlikte olma ve okula gitmek istememe.
  • Çizdiği resimlerinde ağlayan çocuk ve kırık kalp gibi sembollere yer verme.
  • Sık sık dalıp gitme ve gündüz düşleri kurma.
  • Önceden çok severek hoşlanarak ve isteyerek yaptığı işlere karşı ilgisizlik.
  • Çabuk sinirlenme, saldırgan davranışlar sergileme.

Çocuğun bu yoğun duygu dünyasına girebilmenin en kolay yolu onu anladığınızı hissettirmenizdir. Yoksa “ne diye ağlıyorsun? Ağlarsan baban gerimi gelecek?” gibi ifadeler sadece onun sıkıntısını arttırır. Özellikle ağlamayı kendilerine yakıştıramayan daha büyükçe erkek çocukların duygularını saldırgan davranışlar ile ifade etmelerine sıklıkla rastlanır. Bu durum anlayışla karşılanmalıdır. Duygularınızı çocuğunuza abartmadan anlatarak ve onunla paylaşarak ona aslında bu duyguların doğal ve yaşanması gereken şeyler olduğu mesajını verebilirsiniz. Bu mesajı alan çocuk sizinle daha kolay bir duygusal paylaşım yaşar.

Kendisini kötü hisseden çocuğunuza başka bir yardımınız da ona hoşlanacağı ilgi alanları bulmasında yardımcı olmaktır. Evden çıkmak istemeyen ve adeta dünyaya küsmüş bir çocuğu dışarı çıkarabilecek, ilgisini çekebilecek hoşlandığı faaliyetler bulmalısınız.

Öfke ve kızgınlık

Çocuğun ayrılığa vereceği tepkilerin başında öfke ve kızgınlık gelir. Bu öfke ayrılığın kendisine, anne ve babaya karşıdır. Çocuk öfkesini her ortamda dışa vurabilir. Evde anne yada babasına okulda öğretmen ve arkadaşlarına karşı agresif davranışları dikkat çeker. Bağırır, çağırır, nedensiz öfkelenir ve kavga çıkarır. Aslında öfke çocuğun yeni hayata uyum sürecinde yaşanması gerekli bir duygudur. Çocuğun bu özelliğini bilmeyen anne ya da babalar öfkeye öfke ile cevap verirler. Onlarda bağırır çağırır, çocuklarını dövmeye kalkarlar. Bu durum çocuğun duygusal boşalımına engel olur ve dışa yansıtılmayan öfke ve kızgınlık çocuğun içine kapanmasına ve kendini toplumdan tecrit etmesine neden olur. Size bağırarak öfkesini ifade eden çocuğunuzu sakin bir şekilde dinleyerek öfkesinin dinmesine yardımcı olmalısınız. Çünkü öfke ve kızgınlığı yatıştırmanın en iyi ve kolay yolu karşımızdaki kişinin  duygularını ifade etmesine izin vermektir.

Suçluluk 

Aslında çocukların anne babanın ayrılma kararlarında rolü oldukça azdır. Ancak çocuklar kendilerini dünyanın merkezinde hissederler ve çevrelerinde gelişen olaylara bir şekilde kendilerinin neden olduğuna inanırları. Anne babanın ayrılığına kendilerinin neden olduğuna inanmaları yoğun suçluluk duyguları yaşatır. Çocuğa “Derslerine çalışmadın o yüzden baban evden ayrıldı”, “sınıfını geçseydin annen geri dönecekti” yada “Sen yaramazlık yapmasaydın kavga edip ayrılmayacaktık” gibi sözler söylemek hangi amaçla olursa olsun çocuğun suçluluk duygusu yaşamasına neden olur ve sıkıntısını artırır. Bu nedenle çocuğu suçlayan ve ayrılığın kendi hataları nedeniyle oluştuğunu düşünmesini sağlayan sözlerden kaçınılmalıdır. Çocuk suçluluk duygusunu doğrudan ifade edemeyebilir. Ancak her hatayı kendi üzerine alması ve kabullenmesi yaşadığı suçluluğun en iyi göstergesidir. Örneğin, lambayı o kırmıştır, evde kaybolan parayı o almıştır. Kendi işlemediği suçları üzerine alması yaşadığı suçluluğun ne derece yoğun olduğunun ifadesidir.

Yalnızlık duygusu

Yalnız kalma ile yalnızlık hissi aynı şey değildir. Çocuk etrafında insanlar olsa dahi yalnızlık duygusu yaşayabilir. Anne babanın boşanması artık eski hayatın geri gelmeyeceği anlamındadır. Çocuk en azından anne yada babasından ayrılmak zorundadır. Belki de hiç tanımadığı bir insanla aynı evi paylaşacaktır. Yeni ev ve okul ortamı içine girecektir. Bütün bu değişikliklerle birlikte anne yada babanın ilgisindeki azalma çocukta yalnızlık duygusu oluşumunu kamçılayacaktır.

Reddedilme

Çocuklar için evliliğin anne baba arasında bir ilişki olduğunu kavramak kolay değildir. Dolayısıyla boşanmalarda sanki anne yada babanın kendilerinden de boşandıklarını sanabilirler. Eşlerden birinin yaşadığı terk edilme ve reddedilme duygusunu aynen çocuk da yaşayabilir. Bu noktada çocuktan uzakta yaşayacak olan anne yada babanın terk edilme ve reddedilme duygusunu azaltıcı çaba içine girmesi gerekmektedir. Çocukla daha sık beraber olmak ve bu zamanı dolu dolu geçirmek çocuğun böyle duygulardan çabuk sıyrılmasını sağlayacaktır.

Gerileme 

Çocukların çoğu anne babanın ayrılma yada boşanmasına karşı, kazandığı yetileri kaybediyormuşçasına gelişim düzeyi ve yaşının altında davranış kalıpları içine girerek tepki gösterebilir. Örneğin, daha önce tuvalet eğitini almış bir çocuk altını kirletebilir yada gece işemeleri başlayabilir. Çocuk parmak emme, tırnak yeme gibi davranışlar sergileyebilir. Tutturmaları olabilir, bağırıp çağırma kendini yerden yere atma davranışları gözlenebilir. Bütün bu davranışların anne baba tarafından sabırla karşılanması gerekir. Kısa dönemde ayrılığa verilen böyle bir tepki doğal karşılanmalıdır. Kısa süre sonra çocuğun eski haline dönmesi beklenir. Sorunun uzun süre devam etmesi halinde tedavi gerekir.

Uyku sorunları

Boşanma sonrası çocuklarda uyumak istememe, uykuya dalma güçlüğü, gece korkuları, sık sık uykudan uyanma ve kabus görme gibi uyku sorunları gözlenebilir. Uykuya dalarken duyulan bulantı çocuğun uyumasına engel olur ve çocuk uyumak istemez. Anne yada babasının yananda yatmasını isteyebilir. Sık sık uykudan uyanarak anne babanın odasına gidebilir. Özellikle uykuya dalıncaya kadar çocuğun yanında kalmak onun duyduğu sıkıntı ve gerginliği azaltır. Kabus görme, uykudan korkarak uyanma gibi sorunlar çocuğun uyku kalitesi dolayısıyla gündüz yapacağı iş ve ortaya koyacağı çabaları olumsuz etkiler.

Şurası unutulmamalıdır, yukarıda saymaya çalıştığımız belirtilerin çoğu çocuklarda depresyon belirtileridir. Çocuk anne yada babanın ayrılmasıyla depresif duygu durumu içine girebilir. Bu durumda çocuğa mutlaka tıbbi yardım gerekir.

Boşanma kararı alan eşler bunu en kısa zamanda ve en uygun bir dille çocuklarına anlatmalıdırlar. İdeal olanı anne ve babanın kararlarını birlikte açıklamalarıdır. Boşanmanın nedenleri hakkında fazla detaya girmeden bilgi verilmeli ve tartışma oluşturacak söz ve davranışlardan kaçınılmalıdır.  Boşanmanın nedenleri hakkında fazla detaya girmeden bilgi verilmeli ve tartışma oluşturacak söz ve davranışlardan kaçınılmalıdır. Çocuğun soru sormasına izin vermeli, sorulara doğru ve makul cevaplar verilmelidir. Özellikle çocuğa gelecek hayatı ile ilgili bilgi verilmeli, kiminle nerede kalacağı ve baba yada annesiyle ne sıklıkta görüşeceği anlatılmalıdır. Ancak ne yazık ki ayrılıkların büyük çoğunluğunda bu anlayışlı ortam bulmak zordur. Eşler birbirleri ile bir araya gelip konuşamayacak derecede kavgalı iseler boşanmayı çocuklarına sakin bir şekilde izah etmeleri mümkün değildir.

Boşanma sonrası eşlerin sosyo ekonomik durumlarında belirgin değişiklikler olmaktadır. Boşanan eşler ilk dönemlerde kendilerini boşlukta ve güvencesiz hissedebilirler. Böyle bir kişinin sıkıntı içinde derdiyle uğraşırken çocuğuna yeterli ilgi, sevgi ve bakım verebilmesi mümkün değildir. Ülkemiz şartlarında boşanma sonrası genellikle kadın mağdur duruma düşmekte ekonomik zorluklar nedeniyle daha önce ev hanımı olan anne bir işte çalışmak zorunda kalmaktadır. Annenin çalışmaya başlamasıyla çocuğa kim bakacak sorusu gündeme gelir. Babadan ayrı kalan çocuk için acilen bir bakıcı yada yuva aranır, bunlar bulunamadığında ise çocuk bir komşuya emanet edilir. Böyle bir durumda çocuğa bakım ve ilginin eskiye oranla azalması beklenen bir sonuçtur.

Eşler, boşanma sonrası çocuk kiminle kalırsa kalsın çocuklarından bağlarını koparmamalıdırlar. Çocukları ile birlikte kalmayan anne yada baba çocuklarını mutlaka düzenli aralıklarla görmeli ve onlara ilgi ve sevgisini göstermeyi ihmal etmemelidir. Çocuğa devamlı şekilde diğer eşin hata, kusur ve yanlışlarını söylemek ve adeta kendi duygularını onunda hissetmesini sağlamaya çalışmak bencillik olur. Boşanma olayında çocukların taraf olmaları yönünde maddi manevi baskı kurmaya çalışmamalı, kendi duygularını yaşamalarına izin verilmelidir.

Boşanma çocuğun hayatının farklı yönlerinde de değişiklikler oluşturacaktır. Eski ev, yaşadığı çevre, arkadaş ve okulundan ayrılma zorunda kalabilecektir. Bütün bunlar çocuk için yeni bir hayat demektir. Bu yeni hayata uyum sağlayabilmek kolay olmayabilir. Boşanmış anne babanın yeniden evlenmeleri durumunda, üvey anne yada baba ile yaşamaya alışmak belki de yeni gelebilecek bir kardeşe tahammül edip edememek gibi farklı sorunlar gündeme gelecektir.

Boşanmanın verdiği manevi zorluklar nedeniyle anne yada baba kendi derdiyle uğraşıp genellikle çocuklarını ihmal ederler. Çocuğun duygusal açıdan sıkıntılı olduğu bu dönemde anne baba tarafından ihmal edilmesi kendini daha da sıkıntılı hissetmesine neden olur. Bu durum çocukta duygusal ve davranışsal sorunlar oluşturmaya zemin hazırlar. Boşanma sonrası anne ve babanın çocuklarının duygu dünyalarını ve davranışlarını yakından ve dikkatlice takip etmesi doğabilecek sorunların önceden fark edilebilmesine neden olur. Bu tedavi şansını artıran bir durumdur.

Mastürbasyon

Erken yaşlardan itibaren çocuklar vücutlarının belli bölgelerine dokunur ve haz aldıkları yerleri keşfederler. Gelişmenin bir parçası olarak kabul edilebilecek bu davranış bazı durumlarda artarak ileri yaşlara kadar devam eder. Ayrılma ve boşanma olayını yaşayan çocuklarda mastürbasyona rastlanabilir. Özellikle toplum içinde ya da aileyi rahatsız edecek ortamlarda mastürbasyon ailenin psikiyatrik başvurusunu gerektirir.

Okul sorunları

Anne babanın  ayrılması yada boşanması çocuğun okul başarısında azalmaya neden olabilir. Dikkatini verememe, derslere karşı ilgisizlik ve dalıp gitmeler nedeniyle çocuğun ders başarısı düşer. Sınav notları kötüleşebilir. Arkadaşları ile geçimsizlik, çabuk sinirlenme, ani öfke patlamaları, oyunlara katılamama ve teneffüslerde sınıfta yalnız kalmayı tercih etme gözlenebilir. Bazı anne babalar kendi yalnızlıklarını bahane ederek yada yalnız kalmanın verdiği huzursuzluğu giderebilmek için bir sürede olsa çocuklarını okula göndermez evde yanlarından tutarlar. Bu çocuğun okula olan istek ve sevgisini azaltan ve aynı zamanda çocuğun yeniden okula başladığında uyum sağlayamamasına neden olan yanlış bir tutumdur.

Çocuğun okulda sorunu olsun olmasın ayrılmış yada boşanmış her anne baba sık sık okul ziyareti yapmalı ve öğretmenden çocuğunun okuldaki davranışı, tutumu ve ders başarısı hakkında bilgi almalıdır. Çözümler öğretmenin katkısıyla üretilmelidir. Okul başarısındaki düşüş ebeveynin psikiyatrik yardım istemesini gerektirir.

Boşanma sonrası anneden ayrılma sorunu yaşayan bazı çocuklar okula gitmek istemeyebilirler. Bu durum ayrılma bunaltısı olarak tarif edilir. Çocuk evde annesinin yanında olmak ister, onu bırakıp okula gidemez. Evde anne yalnız kaldığı zaman her an kötü bir şeyler olacakmış endişesi yaşayan bu çocuklar okula gitseler dahi rahat edemezler. Sık sık anneye telefon eder ondan haber almak isterler. Bu durum ayrılma bunaltısı bölümünde detaylı biçimde açıklanmıştır.

Bedensel yakınmalar

Anne babanın ayrılığı sonrası bazı çocuklarda yoğun bedensel yakınmalar olabilir. Bunlar genellikle baş ağrısı, karın ağrısı, bulantı, kusma, kas ağrısı ve krampları şeklindedir. Bu şikayetlerin çoğu isteyerek ve dikkat çekmek için oluşturulan nitelikte değildir. Bu nedenle çocuğun şikayetlerini görmezlikten gelmek ve onu suçlamak yanlıştır. Bedensel yakınmaların psikolojik kökenli olabileceği unutulmamalıdır.

Yeme sorunları 

Ayrılığı yaşayan çocuklarda tepkisel anlamda yemeğe karşı isteksizlik görülebilir. Ancak bu dönemde kız çocuklarda daha sık olmak üzere her türlü yeme sorunu ile karşılaşılabilir. Bunlardan başlıcaları fazla miktarda yeme isteği, anoreksi ve bulimiadır. Yeme ile ilgili alışkanlıklarda değişme çocukta duygusal sorunun ilk işareti olabilir.

Anne babanın tekrar bir araya gelmesini isteme

Çocuklar anne babanın boşanmasından yıllar sonra dahi onların tekrar bir araya gelebilecekleri konusunda ümitlerini yitirmezler. Hayallerinde bu olayı yaşatırlar. Anne babanın başka birisiyle evlenmesi dahi bu hayali yok etmeyebilir. Aslında bu, çok normal sayılması gereken bir tepkidir. Çocuğun fantezilerine müdahale hakkınız yoktur. Anne babanın çocuğun bu hayallerini besleyici söz ve tavırları, ümit verici yaklaşımları ise sonradan hayal kırıklığı oluşturması nedeniyle sakıncalıdır.

Dip Notlar

KARARI ÇOCUĞA AÇIKLAMA

Boşanma kararını anne ve baba birlikte çocuğa açıklamalıdırlar. Boşanma nedeni fazla detaya inmeden ve karşılıklı suçlamalara girmeden gelişim düzeyine uygun şekilde çocuğa anlatılmalıdır. Bu sırada çocuk soru sormak isteyecektir. Çocuğun sorularını sabırla dinleyerek doğru olarak cevaplamalısınız. Çocuğun boşanmanın nedeni ve kendi geleceğiyle ilgili sorularına kaçamak tatmin edici olmayan cevaplar vermeniz huzursuzluğunu daha da artıracak ve size güvenmemesi gerektiği düşüncesini yerleştirecektir.

ÇOCUĞUN TEPKİLERİNE CEVABIMIZ

Boşanma çocukların kolay kabulleneceği bir olay değildir. Anne babanın ayrılması çocukta yoğun duygusal tepkiler doğurur. Korku ve kendini kötü hissetmesinden uyku bozukluğuna kadar geniş bir yelpazede yer alan duygusal tepkiler sabır ve anlayışla karşılanmalıdır. Çocuk duygularını ifade etme şansı bulmalıdır. Çocuğun gösterdiği tepkilerine anne babanın öfke, kızgınlık yada kendi üzüntüsünü öne çıkararak cevap vermesi çocuğun duygularına engel olmasını istemek anlamına gelir. Oysa sıkıntı içinde olan üzülen ve bunu sizinle birlikte paylaşmak isten çocuğunuz sizden eleştiri ve suçlama değil yardım beklemektedir.

Yardıma birinci derecede ihtiyacı olan çocuğunuzdur. Onun size yardım etmesini beklemeniz haksızlık olur. Bazen çocuklar boşanma nedeni olarak kendilerini görürler. Boşanma öncesi çocuk üzerinden yapılan tartışmalar nedeniyle bu duyguya kapılan çocuğa, olayın gelişmesinde onun katkısı olmadığı, boşanmanın onun suçu olmadığı anlatılmalıdır.

BOŞANMA SONRASI RUHSAL SORUNLAR

Anne babanın boşanmasıyla yeni bir döneme giren çocukta kolayca duygusal sorunlar gözlenebilir. Kendini kötü hissetme ve içe kapanmayla başlayan süreç depresyonun habercisi olabilir. Ayrıca bu çocuklarda bunaltı, anneden ayrılamama, okul korkusu, uyku bozuklukları, gece işemeleri, altını kirletme, saplantılar ve okul başarısızlığı gözlenebilir.

ÇOCUĞUN KALACAĞI YER

Çocuk için en zor ve acı olan kimi tercih edeceği sorusudur. Boşanma sonrası çocuğun kiminle kalacağı sorusuna genel bir yanız vermek zordur. Çünkü her anne baba ve çocuk ayrı ayrı değerlendirildiğinde sorunun cevabı farklı olabilecektir. Boşanma olaynın özelliği anne babanın ruhsal durumları çocuğun yaşı ve arzusu göz önünde tutulması gereken konuların başında gelir. Birden fazla çocuk olduğunda kardeşlerin bir birlerinden ayrılması birinin annede birinin babada kalması sağlanmaktadır. Oysa mümkün olduğunca kardeşlerin bir arada olmasına özen gösterilmelidir. Bazen boşanma sonrası çocuklar anneanne yada babaanneye verilmekte ve onların bakması istenmektedir.

Boşanan kişinin bakım ve sorumluluktan kurtulmak amacıyla çocuğu başka birinin yanına vermesi çocuğa ikinci bir ruhsal travma daha yaşatır. Çocuk, yuvasını kaybettiği gibi anne ve babasını da kaybettiği duygusu içine girer.

ÇOCUĞUN AYRILIŞI ALGILAYIŞI 

Aile içinde boşanma aşamasına kadar yaşananlar çocuğun boşanmaya karşı vereceği tepkide önemli rol oynar. Her şey yolunda gidiyor görünümü varken bir yada iki tarafın aniden aldığı ayrılma kararı çocuk için tam bir şok etkisi yaratır. Çocuğun böyle bir ayrılığı anlaması ve tolere etmesi beklenemez. Her ne nedenle olursa olsun çocuğun ayrılığı erişkinler gibi anlaması ve anlayışla karşılaması mümkün değildir. Ayrılığın nedeni çocuğu pek ilgilendirmez. Onun için gerçek bir şey vardır o da artık anne yada babası ile beraber olamayacaktır.

GÖRÜŞME ZAMANLARININ DEĞERLENDİRMESİ

Çocuk baba veya annesini ne zaman ve ne kadar süre göreceğini önceden bilmelidir. Bunu bilmek çocuğun en doğal hakkıdır. Bazı anne ve babalar çocuk değil de kendi istedikleri zaman görüşmeye gelir yada çocuğu alırlar. Çocuğun duygusal ihtiyaçlarını gözardı eden bu tutumla çocuk önemsenmemiş olur. Anne veya baba çocukla birlikte olduğu zamanı onun isteklerini göz önünde bulundurarak değerlendirmeli, onunla ilgili zamanı ona ayırmalıdır. Konuşan ve onu dinleyen anne baba duygusal yaklaşımı gerçekleştirebilirler. Suçluluk ve acıma duygularıyla çocuğun şımartılması, her istediğinin yerine getirilmesi, davranışlarına sınır konmaması, oyuncak, giysi ve para ile doyurulmaya çalışılması gibi tutarsız ve samimi olmayan davranışlar aslında çocukla anne baba arasındaki ilişkiyi temelden zedeler.

ANNE BABANIN DUYGULARI

Boşanma sadece çocuk için zedeleyici bir durum değildir. Aynı zamanda eşler de boşanmanın olumsuz ruhsal etkilerini yaşabilirler. Bu durumda anne babanın da psikiyatrik yardım alması gerekir. Kendi duygusal olarak rahat olmayan, gergin, huzursuz ve mutsuz bir anne baba zor günlerinde çocuğuna yardım edemeyecektir.

Prof.Dr.Mücahit Öztürk

Daha Fazla Aile

  • Bedensel Hastalığı Olan Çocuklar

    Bütün çocuklar hayatlarının bir dönemlerinde gerek kendileri gerekse aileleri için sıkıntı doğuracak bir hastalıkla karşılaşma riskine sahiptirler....

  • Ergen Ailesi Olmak

    Ergenlik dönemi hem anne babalar hem de çocuklar için zorlayıcı bir dönem olabilir. Çocuklukla erişkinlik arası bu...

  • Çocuk ve Stres

    Ebeveynler olarak çocuk ve stres kavramlarını yan yana getirmeyi pek anlamlı bulmaz ve kabullenemeyiz. Hatta ne yazık...

  • Yaratıcılık Özellikleri

    Yaratıcı özelliğe sahip kişiler zihinsel hareketliliğe ve esnekliğe sahiptirler. Bu kişiler sorunlara yeni veya uygun yaklaşımlar bulabilirler...

  • Öğrenme Özellikleri

    Üstün veya özel yetenekli çocuk, çok çeşitli konularda derin ve yoğun bilgilere sahiptir. Öğrenmede hız ve derinlikleri...

  • Epilepsi – Psikiyatri İlişkisi

    – Epilepsi hastalığı nedir, hangi disiplinlerin ortak alanına girer? Epilepsiyi tanımlamadan önce nöbeti (seizure) tanımlamak gerekiyor. Nöbet...

Copyright © 2016 cocukveegitimi.com