Aile

Anlama Eşiği

Anlama Eşiği

O gün Ahmet Bey eve bir hayli yorgun gelmişti. Eve girip odasına doğru koridorda ilerlerken oğlu Serhat’ı bilgisayar başında görünce onun her zamanki gibi ödevlerini henüz yapmadığını tahmin ederek; “Hadi oğlum kapat bilgisayarını dersine başla” dedi. “tamam baba.” Cevabını aldı ve üstünü değiştirmek için odasına geçti. Odasından salona geçerken Serhat hala bilgisayar başındaydı. “hadi oğlum kapat artık şunu!” dedi kızgınca bir sesle. Serhat; “Tamam baba” dedi. Salona geçip dinlenen Ahmet Bey, biraz sonra oğlunu ders başında görme ümidiyle yerinden kalktı. Serhat’ın bilgisayar başında olduğunu gören babanın bir anda sinirleri gerildi ve bağırarak: “Sana kaç defa söylicem kapat şunu!” deyince Serhat şimşek hızıyla bilgisayarı kapattığı gibi dersinin başına geçer. Ahmet Bey sinirli ve gergin olarak salona dönerken bir taraftan da söyleniyordur: “İlla bağırtacak beni! Bir kere de bağırtmadan yapsan ne olurdu sanki?”

O akşam başka bir evde bir de Mehmet Bey ve oğlu vardır. O da eve yorgun gelmiştir ve onun oğlu da bilgisayar başındadır. Oğluna seslenir. Göz göze geldiklerinde “oğlum derslerin…” der ve devam eder. Geri döndüğünde oğlu derslerinin başındadır.

Bu bir hayal mi? Gerçekten babasının bir bakışından ne demek istediğini anlayan çocuklar var mı? Neden bazı çocuklar gözüne baktığınızda ne demek istediğinizi anlayıp kendine çeki düzen verir de bazıları da anlasın diye gözüne bakarsınız ama nafile, ne gözünüzden anlar ne de sözünüzden. Dediğinizi ona dinletebilmek için illa ki bağırmanız gerekir. Hatta bazen bağırmak bile işe yaramaz. Böyle durumlarda anne babalar ne yapacaklarını bilemediklerinden bazıları şiddete yönelirken bazıları da durumu kabullenip kaderlerine razı olma yolunu tercih edebiliyorlar.

Çocuklar arasındaki bu farklılıklar onların anlama eşiklerinin farklı olmasından kaynaklanır. Her çocuğun bir “Anlama eşiği” vardır ve çocukların bizleri farklı seviyelerde anlamlandırmalarının ve farklı seviyelerde kâle almalarının sebebi de budur.

Çevremizdeki tüm sesleri duyamayız. Bir sesin duyulabilmesi için belli frekans aralığında ve şiddette olması gerekir. Sesin şiddeti algılayabileceğimiz seviyeden düşükse duyamayız. Onu duymaya başladığımız noktaya duyma eşiği diyoruz. İşte aynen bunun gibi de anne baba ve çocuk arasındaki disiplin anlamındaki iletişimde, disiplin tavrımızın çocuk tarafından tanımlanmaya ve algılanmaya başladığı nokta çocuğun disiplin anlamındaki anlama eşiğidir.
Çocukta 7 değişik eşik seviyesi oluşmaktadır. Bunlar:

DÖVME
SARSMA
BAĞIRMA
KIZGINCA KONUŞMA
KESİN İFADE İLE KONUŞMA
KONUŞARAK ANLATMA
GÖZ TEMASI İLE ANLATMA

Uyarıcı şiddetine göre yapılan bu sınıflamada anne ve babalar olarak temel hedefimiz anlama eşiğini en alt seviyede tutabilmek olmalıdır.

 ÇOCUĞUN ANLAMA EŞİĞİ NASIL DÜŞER?

Anlama eşiklerinin her çocukta farklı olması doğuştan getirilen bir özellik değildir. Ailenin çocuğu yetiştirme şekli ve çevrenin tesiriyle çocuğun anlama eşiği yükselir veya düşük seviyelerde kalır. Anlama eşiklerinin yükselmemesi veya yüksekse düşürülmesi için okul aile işbirliği içinde birçok şey yapılabilir.

Çocuğun anlama eşiği alt seviyelerde ise ve siz ona üst eşiklerden muamele ediyorsanız bu çocuk size gücenebilir. Çocuk göz temasından anlıyorken siz kalkıp çocuğa bağırıp çağırıyorsanız çocuk gücenecek belki de size karşı olumsuz duygular geliştirecektir. Eşiklerin farklı seviyelerde olması bir savunma mekanizmasıdır. Gözden anlayacak çocuğa sürekli birileri bağırır ona hakaret ederse çocuk bunu kaldıramayacak ve yüzsüzlüğe vermeye başlayacaktır. İşte bu yüzsüzlüğe verme çocuğun anlama eşiğini her geçen gün yükseltecektir.Çocuğu öyle büyütmeliyiz ki; o, dayaktan değil de anne babasının sevgisini, şefkatini ve ilgisini kaybetmekten korkmalı.

Çocuğunuza gözle konuşmayı öğretin;

İnsan maruz kaldığı ve zorunda olduğu şeyleri çabuk öğrenirken zaruret hissetmediği şeyleri öğrenmekte zorlanır. Gözle konuşabilme bir kabiliyettir ve önce aile sonra okul tarafından çocuğa öğretilmelidir. Ailede göz teması zayıfsa ve iletişim çoğunlukla bilgi seviyesinde yapılıyorsa; çocuk gözle konuşmayı öğrenmesi daha zor olur. Çocuk okuldan geliyor. Babası onunla ilgilendiğini göstermek için soruyor: “Oğlum nasıl gidiyor matematik? Sınavın olacaktı kaç aldın?”  Çocuk iyi gidiyor deyip odasına çekiliyor. Aile içinde buna benzer pek çok konuşmamız diyalogdan ve bilgi alışverişinden öteye gidemiyor. Hâlbuki bu konuşma bilgi değil duygu seviyesinde olmalıydı; diyalog değil hasbıhal, muhabbet, sohbet çerçevesinde olmalıydı. Bilgi seviyesinde belki çocuğun yüzüne bile bakmadan:  “Nasıl gidiyor matematik” demek yerine; duygu seviyesine çıkarak ve çocuğun yüzüne, gözünün içine bakarak: “Evladım, şu matematik kitabını defterini açtığında ne hissediyorsun?” diyerek onun duyguları anlaşılmaya çalışılabilinir.  Çocuk belki de: “Hiç iyi hissetmiyorum baba.” Diyecek bu bile güzel bir muhabbetin, hasbıhalin kapısını aralayacak. Baba çocuğa “seni anlıyorum evladım ben de senin gibi hissediyordum ancak sonra…” diye sohbeti devam ettirecek. Göz göze yapılan bu sohbetin sonunda çocuk “babam beni anladı”  diyecektir ve bu düşünce fevkalade önemlidir. Çünkü günümüz gençliğinin en çok yakındıkları konu “kimse beni anlamıyor” düşüncesidir.

 Psikolojik Danışman Hakan METAN

Daha Fazla Aile

  • Bedensel Hastalığı Olan Çocuklar

    Bütün çocuklar hayatlarının bir dönemlerinde gerek kendileri gerekse aileleri için sıkıntı doğuracak bir hastalıkla karşılaşma riskine sahiptirler....

  • Ergen Ailesi Olmak

    Ergenlik dönemi hem anne babalar hem de çocuklar için zorlayıcı bir dönem olabilir. Çocuklukla erişkinlik arası bu...

  • Çocuk ve Stres

    Ebeveynler olarak çocuk ve stres kavramlarını yan yana getirmeyi pek anlamlı bulmaz ve kabullenemeyiz. Hatta ne yazık...

  • Yaratıcılık Özellikleri

    Yaratıcı özelliğe sahip kişiler zihinsel hareketliliğe ve esnekliğe sahiptirler. Bu kişiler sorunlara yeni veya uygun yaklaşımlar bulabilirler...

  • Öğrenme Özellikleri

    Üstün veya özel yetenekli çocuk, çok çeşitli konularda derin ve yoğun bilgilere sahiptir. Öğrenmede hız ve derinlikleri...

  • Epilepsi – Psikiyatri İlişkisi

    – Epilepsi hastalığı nedir, hangi disiplinlerin ortak alanına girer? Epilepsiyi tanımlamadan önce nöbeti (seizure) tanımlamak gerekiyor. Nöbet...

deneme aşamasında

Copyright © 2016 cocukveegitimi.com