Aile

Aile Toplantıları

Aile Toplantıları

Aile toplantıları çocuğun sorumluluk gelişimi açısından çok önemlidir. Aile toplantısı her ailede haftalık olarak düzenli yapılmalıdır.

Toplantı, özellikle herkesin müsait olma ihtimalinin yüksek olduğu bir güne örneğin, pazar sabahı kahvaltıdan sonra, gibi bir zamana konulmalıdır. Toplantıyı anne veya baba yönetebilir ancak genellikle babanın yönetmesi otorite olarak algılanmasından dolayı tercih edilebilir. Tüm aile fertleri toplantıya katılır.

Toplantılar, ailece muhabbet edilen, ailenin gündemlerinin paylaşıldığı ve çocukların ders ile davranış takiplerinin yapıldığı yerlerdir, yoksa hesap sorma yeri değildir.

Toplantıya çocukların kişisel gelişimlerine katkıda bulunabilecek, hikâyelerle veya güzel bir yazının okunmasıyla başlanabilir. Ardından çocukların gündemleri ve istekleri sorulabilir. Örneğin çocuklar harçlıklarında artış isteyebilirler. Anne baba da çocukların gelişimlerine uygun miktarı belirleyip ona göre haftalık harçlık miktarını belirleyebilirler.

Haftalık görev paylaşımlarının görüşülmesi ve karara bağlanması da çok önemlidir. O hafta, kim çöpleri atacak kim yemek hazırlarken yardım edecek, kim bakkala ekmek almaya gidecek gibi ev içi konularda kararlar verilir. Bu kararlar sonradan çıkması muhtemel sorunları da önlemiş olur. Çünkü eğer böyle bir karar olmazsa ev içinde sadece “Ekmek almaya kim gidecek?” gibi küçük meselelerde bile çocuklar arasında veya çocuklarla anne arasında büyük sorunlar oluşabiliyor. Aile toplantıları bu yönüyle çok önemlidir.

Toplantılarda çocukların haftalık ders takiplerinin de yapılması gerekir. Birinci ve ikinci sınıfa giden çocuklar günlük olarak takip edilebilirler ancak özellikle üçüncü sınıftan itibaren çocukların dersleri haftalık olarak takip edilmelidir. Günlük takip hem yorucudur, hem çocuğun sorumluluk gelişimini olumsuz etkiler hem de çocuk ile annenin sürekli çatışmasına sebebiyet verir. Bunun için günlük yerine haftalık takip yapılmalıdır.

İlk toplantıda çocuğunuzla oturup sizin ve onun ortak fikirlerinden oluşmuş, ona özel bir ders programı hazırlamak çocuğun ders planını sahiplenmesini kolaylaştıracaktır. Gün gün hangi saatte ne kadar çalışacağı; çalışamadığı durumlarda telafisini nasıl yapacağını ve hiç yapmadığında ona ne gibi yaptırımlar uygulanacağı konusunda çocukla anlaşmaya varılır.

Bazı çocuklar başta çok az çalışmak isteyebilirler. Eğer çocuğunuzun hiç ders çalışma alışkanlığı yoksa başta az bir süre dahi olsa razı olun. Önemli olan çocuğun belli bir program dâhilinde düzenli çalışma alışkanlığı kazanmasıdır. Sonradan diğer toplantılarda süreyi yavaş yavaş arttırabilirsiniz.

Her çocuğun kendi durumuna uygun gerçekçi ve esnek bir planlama yapılmalıdır. Hiç ders çalışmayan çocuğa günde üç saat derseniz çocuk buna uyamaz. Çocuk, önce günde 45 dakikadan başlar ama üç hafta sonra ona siz: “Evet başta 45 dakikaya şartlı olarak tamam demiştik ama sanıyorum artık derslerini tamamlaman için bu süre yetmeyecek. Bundan sonra 60 dakika yapalım mı?” diyebilirsiniz. Çocuk da “55 olmaz mı?” derse belki de 55 dakikada anlaşabilirsiniz.

Ders programını oluşturduktan sonra haftalık olarak hiç aksatmadan takip edilmesi gerekir. Çocuk iki – üç hafta programa tam uyum sağlayamayabilir. Siz düzenli takip etmeye ve yaptırımları uygulamaya başlarsanız sonunda programa uymaya başlayacaktır.

Aile toplantısında baba çocuğun haftalık programını eline alır. “Eveet söyle bakalım Ahmet, pazartesi programına uyabildin mi?” der.

Çocuk: “Evet baba pazartesi iki tane 45 dakikalık çalışma ve yatarken 15 dakika kitabım vardı, hepsini yaptım.”

Baba: “Peki salı günü nasıl oldu?”

Çocuk: “Şey baba salı günü arkadaşıma gitmiştim sonra gelince çok yorgundum çalışamadım.”

Baba: “Ama oğlum biliyorsun bu programı beraber hazırladık ve sen uyacağını söyledin, biz de sana güvendik. Peki telafi ettin mi?”

Çocuk: “Hayır ama ederim…”

Eğer çocuk nadiren derslerini aksatıyorsa anne baba daha müsamahalı yaklaşıp:

Baba: “Tamam oğlum sana güveniyoruz, programını biraz daha dikkatli takip et.” diyebilir.

Eğer ders aksatmalar sıklaşmaya başlamışsa aile bu konuda bazı tedbirleri devreye sokabilir.

Baba: “Tamam oğlum telafi edersin ama her geçen gün telafi etmen gereken dersler birikiyor. Bu gidişle derslerinde çok geri kalacaksın. Geçen hafta da derslerin aksamıştı bu hafta da aksayan bayağı dersin var. Artık bir tedbir almamız lazım. Hazırladığımız programın altında seninle birlikte yazdığımız yaptırımlara bir bakalım. Burada şöyle yazıyor. Ahmet bu programa uymadığında bir hafta bilgisayar açmama cezası alır diyor. Bu hafta, bu cezayı uygulayalım o zaman, haftaya programına uyarsan tekrar belirlediğimiz zamanlar içinde bilgisayarını kullanabilirsin.”

Çocuk: “Tamam baba bu hafta programa uyacağım ne olur bilgisayar oynayayım.”

Baba: “Geçen hafta da böyle demiştin ama yine aksadığını görüyorum. Hem biliyorsun küçük aksaklıklara göz yumuyorum ama artık çok fazla oldu. Üzgünüm ama seninle böyle anlaşmıştık. Bu hafta bilgisayar yok.

Bu şekilde yapılan görüşmelerde çocuğu hem adam yerine koyup muhatap almış oluyoruz hem de kendi sorumluluklarını ona yükleyip olumlu ve olumsuz sonuçlarını kendisinin yaşamasını sağlamış oluruz.

Toplantılarda sadece bu takipler yapılmamalı yoksa çocuklar bu toplantılardan nefret etmeye başlayabilirler. Onlar da söz sahibi olup taleplerde bulunmalı. Onların sevdiği pasta böreklerle toplantı renklendirilmeli ve haftalık harçlıkları bu toplantıda verilmeli ki çocuklar toplantıyı severek beklesinler.

Hakan METAN

Uzman Psikolojik Danışman

Daha Fazla Aile

  • Bedensel Hastalığı Olan Çocuklar

    Bütün çocuklar hayatlarının bir dönemlerinde gerek kendileri gerekse aileleri için sıkıntı doğuracak bir hastalıkla karşılaşma riskine sahiptirler....

  • Ergen Ailesi Olmak

    Ergenlik dönemi hem anne babalar hem de çocuklar için zorlayıcı bir dönem olabilir. Çocuklukla erişkinlik arası bu...

  • Çocuk ve Stres

    Ebeveynler olarak çocuk ve stres kavramlarını yan yana getirmeyi pek anlamlı bulmaz ve kabullenemeyiz. Hatta ne yazık...

  • Yaratıcılık Özellikleri

    Yaratıcı özelliğe sahip kişiler zihinsel hareketliliğe ve esnekliğe sahiptirler. Bu kişiler sorunlara yeni veya uygun yaklaşımlar bulabilirler...

  • Öğrenme Özellikleri

    Üstün veya özel yetenekli çocuk, çok çeşitli konularda derin ve yoğun bilgilere sahiptir. Öğrenmede hız ve derinlikleri...

  • Epilepsi – Psikiyatri İlişkisi

    – Epilepsi hastalığı nedir, hangi disiplinlerin ortak alanına girer? Epilepsiyi tanımlamadan önce nöbeti (seizure) tanımlamak gerekiyor. Nöbet...

deneme aşamasında

Copyright © 2016 cocukveegitimi.com